Sergiler / Karma

Abbara Kadabra

1. Mardin Bienali
Mardin, Türkiye
4 Haziran – 5 Temmuz 2010

2010 Abbara Kadabra, 1. Mardin Bienali afişi

Abbara Kadabra, 1. Mardin Bienali afişi, 2010.

Abbara Kadabra, 2010 yılında Mardin'in tarihi kent dokusu içerisinde gerçekleştirilen ilk Mardin Bienali'dir. Uluslararası çağdaş sanatçıları bir araya getiren bienal, eserleri kentin mimarisi, tarihi ve gündelik yaşamıyla doğrudan ilişki kuracak şekilde farklı mekânlara yaymıştır.

Bienal, geleneksel bir sergi mekânına bağlı kalmak yerine medreseler, tarihi konaklar, avlular, sokaklar ve kamusal alanlar boyunca kurgulanmıştır. Böylece Mardin yalnızca eserlerin sergilendiği bir arka plan olmamış, serginin anlamını oluşturan temel unsurlardan biri hâline gelmiştir. Çağdaş sanat ile kentin katmanlı kültürel ve tarihsel mirası arasında güçlü bir diyalog kurulmuştur.

Richard Bartle, Zinciriye Medresesi için özel olarak tasarladığı Yuvarlak Masada adlı yerleştirmesini bienal kapsamında gerçekleştirmiştir. Dairesel bir masa etrafına yerleştirilen on üç minyatür el yapımı sandalye ve el dokuması kilimlerden oluşan çalışma, Mardin bölgesine tarih boyunca hâkim olmuş uygarlıkları simgesel olarak temsil etmektedir.

Yerleştirme, bölgenin ardışık kültürel katmanlarını ele alırken Mardin'in farklı inanç ve toplulukların yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı bir kent olma özelliğine de gönderme yapmaktadır. Dairesel masa, hiyerarşinin bulunmadığı ortak bir buluşma alanı olarak tarih, inanç ve kültürel kimlikleri aynı zeminde bir araya getirmektedir.

Mardin Bienali Hakkında

Mardin Bienali, 2010 yılında Mardin'in özgün kültürel kimliğinden beslenen bağımsız bir uluslararası çağdaş sanat etkinliği olarak kuruldu. İlk edisyonundan itibaren bienal, sanat eserlerini kentin mimarisi, toplumsal yapısı ve tarihsel dokusuyla doğrudan ilişkilendiren özgün bir yaklaşım geliştirdi.

Bienalin adı olan Abbara Kadabra, büyüyü çağrıştıran "Abrakadabra" sözcüğü ile Mardin mimarisine özgü "abbara" kavramını bir araya getirir. Abbara, bir yapının sokağın üzerinden geçerek iki yapıyı birbirine bağladığı üstü kapalı geçitlere verilen isimdir. Bu başlık aynı zamanda geçişi, dönüşümü ve farklı kültürler ile tarihler arasında kurulan bağlantıları simgelemektedir.

İlk bienal, tarihî yapıların sergi mekânı olarak kullanılması, mekâna özgü üretimlerin teşvik edilmesi ve sanatın kentin sosyal yaşamıyla bütünleşmesi gibi bugün de Mardin Bienali'nin karakterini belirleyen temel yaklaşımları ortaya koymuştur.

Yerleştirme Görünümleri

Katılımcı Sanatçılar

Abbara Kadabra, Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları bir araya getirerek film, heykel, yerleştirme, resim, fotoğraf, performans, tasarım ve disiplinlerarası üretimleri aynı platformda buluşturdu.

Bienalde, göç ve kimlik üzerine geliştirdiği çalışmalarıyla tanınan Arnavut sanatçı Adrian Paci; İngiliz film yapımcısı Ben Rivers; Kıbrıs doğumlu tasarımcı ve disiplinlerarası sanatçı Hussein Chalayan; Hırvat kavramsal sanatçı Mladen Stilinović; film yapımcısı Margaret Salmon; Avustralyalı video sanatçısı Shaun Gladwell; heykeltıraş Mehmet Ali Uysal; sanatçı Ursula Mayer; Vlatka Horvat ve öncü ressam ve akademisyen Tomur Atagök gibi uluslararası çağdaş sanatın önemli isimleri yer aldı.

Katılımcılar arasında ayrıca Alina Viola Grumiller, Alen Floričić, Arzu Başaran, Burak Bedenlier, Canan Budak, Canan Dağdelen, Chloë Brown, Çınar Eslek, Daisy Frossard, Devran Mursaloğlu, Erdağ Aksel, Erdal Duman, Fatih Tan, Ferhat Özgür, Gani Llalloshi, Goran Škofič, Gül Bolulu, Gülay Semercioğlu, Hakan Irmak, Heike Weber, Helene Kazan, Hondartza Fraga, Hülya Özdemir, Kezban Arca Batıbeki, Lale Delibaş, Levent Morgök, Matthias Schamp, Maurizio Pellegrin, Mehmet Çeper, Mithat Şen, Necmettin Tarkan, Nezaket Ekici, Nurullah Görhan, Oliver Musovik, Osman Kerkütlü, Özgür Önürme, Richard Bartle, Sarah Jane Palmer, Sean Williams, Selim Birsel, Serhat Kiraz, Serkan Demir, Steve Hawley, Su Yücel, Tony Kemplen, Twin Gabriel ve Yeni Anıt da bulunuyordu.

Bu geniş katılım, Mardin'i uluslararası çağdaş sanatın önemli buluşma noktalarından biri hâline getirirken, farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan sanatçıların ortak bir tarihsel ve kültürel bağlam içerisinde üretimlerini bir araya getirdi. Bienal, yerel ile uluslararası olan arasında güçlü bir diyalog kurarak Mardin'in çok katmanlı kimliğini çağdaş sanat aracılığıyla görünür kıldı.

Küratöryel Yaklaşım

Döne Otyam'ın küratöryel yaklaşımı, Mardin Bienali'nin bugün de koruduğu mekâna özgü üretim anlayışının ve kentle kurduğu güçlü ilişkinin temellerini atmıştır.

1. Mardin Bienali'nin fikir öncülüğünü ve küratörlüğünü Döne Otyam üstlenmiştir. Otyam'ın yaklaşımı, bienali yalnızca çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir etkinlik olarak değil, Mardin'in tarihî, kültürel ve mimari dokusuyla bütünleşen yaşayan bir deneyim olarak kurgulamıştır.

Tarihî konaklar, medreseler, avlular, dar sokaklar ve kamusal alanlar serginin ayrılmaz parçalarına dönüşmüş; sanatçılar eserlerini bu mekânların tarihsel belleği ve özgün karakteriyle ilişki kuracak biçimde üretmeye davet edilmiştir. Böylece Mardin, eserlerin yalnızca sergilendiği bir kent değil, bienalin en önemli aktörlerinden biri hâline gelmiştir.

Bu küratöryel yaklaşım, Yuvarlak Masada'nın oluşumunda belirleyici bir rol oynamıştır. Richard Bartle'ın Zinciriye Medresesi için geliştirdiği yerleştirme, Mardin'in binlerce yıla yayılan kültürel çeşitliliğinden ve yüzyıllar boyunca oluşmuş birlikte yaşama kültüründen beslenmiştir; eserin biçimi, anlamı ve mekânı birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturmuştur.

Döne Otyam'ın ortaya koyduğu bu yaklaşım, Mardin Bienali'nin sonraki edisyonlarında da sürdürülen mekâna özgü üretim anlayışının temelini oluşturmuş ve bienalin uluslararası çağdaş sanat ortamındaki özgün kimliğinin şekillenmesine önemli katkı sağlamıştır.

Seçili Eser

Richard Bartle'ın bienal için gerçekleştirdiği Yuvarlak Masada, dairesel bir masa etrafında konumlandırılmış on üç minyatür el yapımı sandalye ve el dokuması kilimlerden oluşan mekâna özgü bir yerleştirmedir.

Yuvarlak Masada eserinden detay

Yuvarlak Masada
2010 · El dokuması tekstil, ahşap ve karma teknik
Zinciriye Medresesi · 1. Mardin Bienali

Yerleştirmedeki her sandalye ve ona eşlik eden kilim, Mardin coğrafyasında iz bırakmış farklı bir uygarlığı ya da tarihsel dönemi temsil etmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinden başlayarak İslam hanedanlarına, Osmanlı İmparatorluğu'na ve Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan bu tarihsel süreklilik, ortak bir masa etrafında simgesel olarak yeniden bir araya getirilmiştir.

Kilimler Richard Bartle tarafından geleneksel Gördes (Türk) düğümü tekniği kullanılarak elde dokunmuştur. Çalışma, göçebe yaşam kültüründe kilimin yalnızca gündelik bir eşya değil, aynı zamanda bir araya gelmenin, paylaşmanın ve ortak yaşamın simgesi olmasından hareket eder.

Yerleştirme, Mardin'in farklı kültürlerin, inançların ve halkların yüzyıllar boyunca bir arada var olduğu tarihsel yapısını yansıtırken, ortak yaşam fikrini çağdaş bir sanat diliyle yeniden yorumlamaktadır.

Yuvarlak Masada projesinin tamamını görüntüleyin →

Bienal Haritası

Abbara Kadabra, 1. Mardin Bienali sergi haritası, 2010

Abbara Kadabra, 1. Mardin Bienali sergi haritası, Mardin, 2010.

Mirası

Abbara Kadabra, Mardin Bienali'nin başlangıcını temsil etmiş ve çağdaş sanat ile Mardin'in tarihî ve kültürel mirası arasında kalıcı bir ilişkinin temellerini atmıştır. İlk edisyon, sanatçıların kentin özgün kimliğine doğrudan karşılık veren mekâna özgü üretimler gerçekleştirdiği bir model ortaya koymuş, sonraki bienaller için de belirleyici bir referans noktası olmuştur.

Richard Bartle açısından Yuvarlak Masada, sanat pratiğinde önemli bir dönüm noktasıdır. Çalışma, Mardin'in tarihine yönelik araştırmalar, kentte geçirilen zaman ve bölgenin zengin maddi kültürüyle kurulan doğrudan ilişki sonucunda şekillenmiştir. Tek bir tarihsel anlatıyı temsil etmek yerine, farklı uygarlıkları ortak bir masa etrafında buluşturarak geçmiş ile bugünü aynı mekânda bir araya getirmiştir.

Bu yaklaşım, Bartle'ın daha sonraki çalışmalarında da gelişerek devam etmiştir. Arkeoloji, kültürel bellek, maddi izler ve tarihsel katmanlar üzerine yürüttüğü araştırmalar; Lincolnshire'daki Unearthed projelerinden Sheffield Castle ile gerçekleştirdiği güncel iş birliklerine kadar uzanan üretimlerinin temelini oluşturmuştur. Yuvarlak Masada, bu düşünsel ve sanatsal yolculuğun önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendirilebilir.